Select your region
and interface language
We’ll show relevant
Telegram channels and features
Region
avatar

BAYDNO

BAYDNO
Dış politika ve tarih alanında yazılar.
Subscribers
6 960
24 hours
1
30 days
-2
Unusual 24 hours growth
Post views
2 430
ER
35,17%
Posts (30d)
2
Characters in post
1 085
Insights from AI analysis of channel posts
Channel category
Politics
Audience gender
Male
Audience age
35-44
Audience financial status
Middle
Audience professions
Media & Communication
Summary
February 13, 16:53

Yıl 2019. Mavi Vatan sınırlarına dair ilk anlaşmayı, BM’nin tanıdığı meşru Libya hükümeti ile imzaladık. Bu her şeyin başlangıcıydı çünkü Mısır, Rusya ve BAE destekli Hafter güçleri başkent Trablus kapılarına yaklaşmıştı. 2 ay sonra Libya tezkeresi meclisten geçti ve Türk askeri Libya yolunu tutmaya başladı. Bir de Korgeneral görevlendirildi. 2020 Ocak ayından Haziran’a kadar Hafter güçleri öyle bir süpürüldü ki Sirte’ye kadar püskürtüldü. Hafter ve Mısır 6 Haziran’da ateşkes ilan etti. Aslında Mısır ile Türkiye arasındaki ilişki de burada başladı. Yani Sirte’de, Kaddafi’nin doğduğu topraklarda.
Şu anda Türkiye, Mısır ile birlikte Libya’daki iki ayrı hükümeti ve orduyu tek Libya haline getirmeye çalışıyor. Buradaki ortaklık öyle bir seviyeye geldi ki Sudan’da BAE destekli Hızlı Destek Kuvvetleri’ne karşı ortak hareket ediliyor. Mısır’daki gizli hava üssünden kalkan Türk SİHA’ları Sudan’da uçuyor. Yetmiyor, Türkiye’nin konuşlandığı Somali’de de işbirliği kendisini gösteriyor. Türkiye’nin ardından Mısır da hava kuvvetlerini ve 1100 askerini başkent Mogadişu’ya konuşlandırdı. Bu karar, İsrail’in Somaliland’ı resmen tanıması sonrası geldi.
Yemen’den BAE’yi çıkaran Suudi Arabistan da Mısır ve Türkiye ile aynı politikayı izliyor. Türkiye ise hem Mısır’ı hem de Suudi Arabistan’ı oyuna dahil ediyor. Suud ile Somali savunma anlaşması imzaladı. Türkiye F-16 konuşlandırılmasının ardından şimdi de Somali kıyılarında petrol arayan Çağrı Bey Sondaj Gemisi’nin güvenliği için üç savaş gemisi gönderdi. Yakın zamanda da Türk Donanması’nın Somali’de deniz üssü kuracağı söyleniyor.
Özetle bölge, yeni ittifaklar ile hareketlenecek gibi duruyor. Suriye, Libya, Karabağ, Somali ve Sudan derken, Türk dış politikasının ve askerinin istikrarlı bir duruş ile hedeften vazgeçmemesi ve ‘dosta güven düşmana korku’ modunda ilerlemesi takdire şayan. Takipte kalın:
@baydno

February 13, 16:53
Media unavailable
1
Show in Telegram

17 yıl sonra ilk… Geriye sarıp bugüne geleceğiz.
Libya’da 17 yıl sonra verilen ilk petrol ve doğalgaz ihalesinde Türk firması TPAO, 5 sahanın 2’sini kazandı. Bir de bu iki saha, Libya’nın en verimli bölgesi Sirte Havzası’nda. Burası çok önemli çünkü Sirte çoğu kişinin bilmediği bir öneme sahip…

January 25, 18:03

Suriye’de hapishanedeki IŞİD’lilerin nakli nedeniyle YPG ile Suriye ordusu arasındaki ateşkesin süresi uzadı. Ateşkes uzadıkça, PKK’ya destek veren Barzani gerçeği gün yüzüne çıkmaya başladı. Barzani, normal şartlarda PKK çıkarları için bu kadar çabalamaz. Türkiye’yi de doğrudan karşısına almaz. Fırsatı bulmuşken “Kürtlerin lideri” rolünü oynuyor. Halk tabanını kaybetmemek için de bir çaba bu.
Düne kadar Barzani’ye yakın Suriye’deki Kürt partileri, kontrol ettiği topraklara almayan SDG/PKK gerçeği vardı. Şimdi Barzani “Kürtler için” Papa’ya gidiyor, ABD ile görüşmede var, Kürtçülüğü damarlara kadar yaşatma gayretiyle yırtınıyor.
Burada iki seçenek var. Ya kendi bölgesindeki (IKBY) Kürtlerin de gazının alarak ailesinin gücüne güç katmak istiyor ya da “PKK bitecek, sen kaldın ve sen ‘kontrolümüzde’ yürü” denildi. Komplo kurmayalım, biri demesin ve o gördü diyelim. Oluşan yeni konjonktürdeki değişimi kendi lehine kullanmak istiyor şeklinde yorumlayabiliriz.
ABD, en büyük büyükelçiliğini Erbil’de açıyor, SDG’ye “ortaklığımız bitti” diyor. Amerikan güdümünde varlık gösteren Barzani buna karşı gelir mi? Gelmez, biliyor çünkü. Hakan Fidan’ın sıra Sincar’a (Irak’ın kuzeyinin Suriye sınırı) da gelecek, Irak’taki örgütün de temizlenmesi lazım yorumları boş değil.
Hatırlarsanız Trump, ‘Irak’ta Saddam’ı devirdik ve IŞİD doğdu, Venezuela’da bu hatayı yapmayacağız’ dedi ve Maduro’nun yardımcısıyla yola devam etti. Burada da PKK sonrası boşluğu, yeni PKK gibi örgütlerin önünü kesmek için Barzani’ye devretmiş olabilir. Ben bunu Türkiye lehine şeklinde yorumlamıyorum. Tabi ki bunlar yorum ve zaman bize neler gösterecek göreceğiz.
@baydno

January 25, 18:03
Media unavailable
1
Show in Telegram

Suriye’de olanlarla ilgili yeni yazı yayınlayamadım ama şu anki durum bizlere, Suriye’nin kuzeyinde bir PKK devleti hayalinin sona erdiğini gösteriyor. Bu önemli çünkü çok şükür ki bir askerimizin bile ayağına taş değmeden mesele çözüldü.
Dediğimiz gibi SDG’nin 100 bin kişilik ordu söylemleri çöp çıktı, ABD aradan çekildiğinde, Arap aşiretlerle karşı karşıya kalınca şansı olmadığını görmüş oldular. 10 yıldır konuyla ilgili yazılarda ‘er ya da geç’ diye yazmalarım neticeye ulaştı. Çok şükür. Şimdi farklı bir meseleyi ele alacağım.

January 18, 17:37

Esad gitti, iki anlaşma yapıldı. Tüm gruplar uyarken sen uymadın. Süre verildi, hep daha fazlasını istedin. Amerikan desteği kesilince İsrail’e döndün. Bir ayrıcalığın varmış gibi bir de dünyayı ayağa kaldırmaya çalıştın.
100 bin ordu safsatasıyla herkesi kandırmaya çalıştın. Sonucu gördük.
Bir de her zaman Kürtlerin en özgür şekilde yurttaş olarak yaşadığı Türkiye’ye düşman olmayı sürdürdün. Sonuç; iki günde (şimdilik) Rakka ve Deyri Zor gibi büyük şehirlerin çevresi hiç çatışma olmadan elinden çıktı. Kaçtın kuzeydeki bölgelere. Suriye ordusu çatışmalara girmiyor bile. Tüm kontroller aşiretlerde. Ordu da girerse bir haftada aşiretlerle birlikte kuzeye kadar çıkılır zaten.
Ortadoğu tarihini okuyorum, 15 yıldır Suriye’yi de bölgeyi de takip ediyorum. Bazı şeyler var olur, bazı şeyler var olmaz. Daha fazla yazmayacağım. İlerleyen günlerde güncelleme yaparım ama ayağına taş değmesin diye dualar ettiğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yormadınız, Allah razı olsun. Siz ne kadar yırtınsanız da Türkiye’ye zeval getiremeyeceksiniz. Kürt de Türk de al bayrağını dalgalandırmayı sürdürecek. İzleyin ve görün. Takipte kalın:
@baydno

January 18, 17:36
Media unavailable
1
Show in Telegram

Son 48 saatin özeti şu; SDG, Arap aşiretlerin ayaklanmasıyla topraklarının yaklaşık %40’ını kaybetti. Şu anda da ateşkes imzalandı. İçerik doğruysa ve yine bir şey çıkmazsa, özerklik meselesi sona erdi.
Yıllardır sayısız kez yazdım. Arapların şehirlerini kontrol ederek devletçilik oynayamazsın. Hepsi kendinden bile olmayan yüzde 10 Kürt nüfusuyla Suriye’nin neredeyse üçte birini işgal edemezsin. Aşiretler olayını da söyledik.
ABD’ye güvenerek Türkiye’yi de koskoca Suriye halkını da karşına alamazsın. Kendi çıkarlarına karşı Kürtleri heba ettin. Kendinden olmayan; Barzani’ye yakın ve diğer muhafazakar dindar Kürtleri Suriye’de kontrol ettiğin topraklara bile almadın. Tüm partilerini kapattın.
Esad ile 10 yıl bilfiil anlaştın. Esad çekildi toprakları kontrol ettin, ABD geldi topraklarını genişlettin. Fırat’ın doğusunda Amerikan, batısında Rus savaş uçaklarının desteğini aldın. Yetmedi, geçen hafta Halep’teki iki mahallede yıllar önce Esad ile ortaklık kurup Halep’in kuşatmaya alınmasına neden oldun…

January 17, 17:04

Afrika’da sayısız ülke böyle ülke vasfını kaybedip milyonlarca insanı toprağa kavuşturdu. PKK’nın yaptığı şey, bu ihtimali düşünmeden diğer ihtimal üzerine oynamak. Ama sayısız kez tarih bunu bize gösterdi ve anlattı. Pek medeni Avrupa’da bile 200 yıl önce böyleydi. Ortadoğu ve Afrika da hâlâ böyle. Ateşle oynuyorlar.
Türkiye’de PKK’yı destekleyen DEM’li siyasiler kendilerince sağa sola tehdit savursa da gerçekten uzak, rahatları yerindeyken konuşuyorlar. Suriye’de ülkenin üçte birine yakınını işgal edip, Arapların yaşadığı şehirlerde azınlığın tahakkümünü yaşatmak isteseler de anlamsız.
Suriye lideri Şara’ya göre SDG’nin kontrol ettiği bölgelerde yaşayan Kürt nüfus oranı yüzde 12 civarı. Hadi o abarttı diyelim, yüzde 25 olsun. Böyle bir matematikle, özerk bir bölge kurma gayreti gerçekçi mi? Halep’te Türkmen, Kürt veya Hristiyan ağırlıklı mahalleler varken, sadece kendi mahallesinde egemenliğini sürdürmek akıl işi mi? Anlaşma ile çıkacağını garanti ederken çıkmamak ve sonrasında da “Kürtlere saldırılıyor” diye ajitasyon yapmak…
Ne kadar propaganda yapılırsa yapılsın, sahadan uzak olmayın. İnsani duygularla meseleyi savunan insanlar da bazı şeyleri görmeli. Örgüt, kendi çıkarları için 20 milyon Arap’ın ortasına kendisinden olan veya olmayan Kürtleri atıyor. Tutunamayacağını anladığı için de çekilmelerini sürdürüyor. Ama halklar arasındaki nefret körükleniyor. Aman dikkat!
@baydno

January 17, 17:04
Media unavailable
1
Show in Telegram

Meseleye Türkiye’nin PKK karşıtlığı olarak bakmayın, o perspektifi kenara bırakın.
🇮🇶
46 milyonluk Irak’ın en fazla %20’si Kürt,
🇸🇾
25 milyonluk Suriye’nin en fazla %12’si Kürt,
🇮🇷
90 milyonluk İran’ın en fazla %14’ü Kürt.
Türkiye’yi katmıyorum çünkü Türkiye’de Kürtler eşit vatandaş olarak her türlü işi, aşı ve eğitimi elde edebiliyor. Siz bakmayın PKK’lı siyasilere. Türkiye’de PKK’ya sempati besleyenleri geçtim PKK’lılar bile bile faydalanıyor. Ama Suriye, Irak ve hatta İran’daki mesele ince bir çizgide. PKK kendi çıkarları için algı oluşturuyor ancak Kürt-Arap (veya Farsi) savaşı başlatmanın eşiğinde. Kendisi gibi düşünmeyen Kürt çoğunluğu da tehlikeye atıyor. Bu ülkelerde halklar arasındaki nefret daha da artırılırsa kimse bu savaşı durduramaz. Bu şaka değil.

January 03, 17:32

Venezuela, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkesi olmasının yanı sıra; altın, demir cevheri, boksit ve koltan gibi stratejik madenlerde de küresel ölçekte ilk sıralarda yer alan, ancak bu potansiyelini kullanamayan istisnai bir ülke.
25 trilyon dolarlık yeraltı kaynaklarından bahsediliyor. Eee peki Venezuela’da paranın pul olmasının sebebi neydi? Birçok sebebi olsa da bu petrolü çıkarabilecek modern altyapısı yok. Rafineriler bakımsız, ağır petrolü işleyecek tesis yok. Buna rağmen petrol çıkıyor, satışa hazır ama Batı ve ABD yaptırımları nedeniyle kimseye satamıyor. Ülkenin bu hale gelmesinin en büyük sebeplerinden biri de ABD tabi ki. Amerikan şirketlerini ülkeye almıyor diye ülkeyi ambargolarla uluslararası ticaretin dışına itti. Aynısını İran’a da yapıyorlar şu an. Maalesef ki Amerikan haydutluğu böyle bir şey. “Ya bizimlesin ya hiç” diyor. Küresel dünyada anti-Amerikancı veya anti-Çin politikaları başarısızlığa mahkum bir Soğuk Savaş kafası. Başarısızlığa da mahkum.
Sonuca gelecek olursak;
İlk önce göstermelik bir “terör örgütü lideri” ilanı ve sonra bir lideri alıp kendi ülkene götürüp yargılamak… Maduro’ya yapılan operasyon, göstermelik kılıflarla her lidere yapılabilir. Maalesef ki her şeye rağmen bir kez daha şunu gördük; hâlâ tek süper güç Amerika Birleşik Devletleri.

January 03, 17:32
Media unavailable
1
Show in Telegram

Maduro meselesi… ''Petrol haklarımızı elimizden aldılar. Orada çok petrolümüz vardı. Şirketlerimizi oradan çıkardılar. Ve biz onu geri istiyoruz.'' dedi haftalar önce Trump. Bugün de Maduro’yu 3 saatte kaçırıp “Artık Venezuela’yı biz yöneteceğiz” diyor.
Eski kamyon şoförü olan Maduro, Chavez’in ölümünden bu yana 13 yıldır ülkeyi yönetiyordu. Özellikle son seçimde alenen muhalefetin kazandığı bir seçimi gaspetti. Bolivarcı sosyalist çizgide ülkeyi yöneten Maduro, bana göre başarısız bir siyasetçiydi. Anti-Amerikancı politika izlemeyi marifet sandı. Çinliler ucuz petrolle yoluna bakarken, Ruslar da kendi kabuğunda silah falan oyalayıp durdu. Sonuç olarak da bugün ABD, tarihte görülmemiş bir operasyonla Maduro’yu ve eşini kaçırdı. Trump’ın aylar önce CIA’ya verdiği operasyon işe yaramış ki içeriden işbirlikçilerle Maduro nokta operasyonla paketlendi…