Select your region
and interface language
We’ll show relevant
Telegram channels and features
Region
avatar

🇵🇸 Mohammed AbuTaqiya محمد أبو طاقية 🇹🇷

MohammedATaqiya
محمد أبو طاقية || Mohammed AbuTaqiya 🎤 Gazeteci-Araştırmacı || صحفي-باحث ✒ https://twitter.com/MohammedATaqiya https://instagram.com/mohammedataqiya?igshid=NGVhN2U2NjQ0Yg==
Subscribers
2 040
24 hours
-1
30 days
-1
Unusual 24 hours drop
Post views
120
ER
5,88%
Posts (30d)
65
Characters in post
982
Insights from AI analysis of channel posts
Channel category
Politics
Audience gender
Male
Audience age
25-34
Audience financial status
Middle
Audience professions
Media & Communication
Summary
February 22, 01:17
Media unavailable
1
Show in Telegram

📌
https://x.com/i/status/2025379157190816035
Hayırlı sahurlar

February 21, 22:38

Bu kez Orta Doğu’ya yönelik hegemonya projesine (büyük israil) dair sözler Bezalel Smotrich’in ağzından çıkmadı.
Mısır, Ürdün, Suriye ve Lübnan’a ilişkin işgalci plan ve tasavvur da Itamar Ben-Gvir’in sıradan bir beyanı değildi.
Irak’a, Suudi Arabistan’ın ve Türkiye’nin bazı bölgelerine ve Körfez’in zenginliklerine uzanan hedefler ise savaş suçlusu Benjamin Netanyahu ya da herhangi bir İsrailli yetkili tarafından dillendirilmedi.
Bu kez itiraf doğrudan Amerikalıdan — “barış konseyi”nin sahibinden — geldi. Açık ve net ifadelerle dile getirildi; geçici bir siyasi vizyon olarak değil, dinî ve ideolojik bir kader olarak sunulup kutsandı.
İşgalci İsrail’deki dinî Siyonizm liderlerinin sınırlarını aşan; Batı’daki Hristiyan Siyonist liderlerle kesişen, coğrafyayı ve klasik siyaseti aşan daha geniş bir tasavvurun parçası olarak takdim edildi.
Bu tablo, iki yıl süren soykırım ve aç bırakma politikaları boyunca utanç verici oylamalar ve açıklamalarla yetinen bölge liderlerine açık bir mesaj niteliğindedir. Gerçek ve etkili bir adım atmayanlara… Ve nihayet harekete geçenlerin de, savaş suçlusu aktörün ana taraf olduğu, hatta yön verici ortak konumunda bulunduğu siyasi çerçeveler içinde hareket ettiğini gösteren bir tablo.

February 21, 15:04
Media unavailable
1
Show in Telegram

Dokuz şehidin verildiği geçen geceki Lübnan - Bekaa saldırısında, aralarında dört çocuk da vardı..
Dört çocuk… İsrail onları Ramazan'ın 2. gününde kahkahalarıyla, hayalleriyle, umutlarıyla birlikte öldürdü; bedenlerini paramparça ederek etrafa savurdu.
Onları soğukkanlılıkla katletti ki bize yüzüncü kez şunu hatırlatsın: Hepiniz hedefsiniz..! Siz de, çocuklarınız da, onurunuz da, namusunuz da, mukaddesatınız da… Hepiniz hedefsiniz; bölünmüş, parçalanmış ve dağılmış kaldığınız sürece.!
Dün ve bugün Filistinli ve Lübnanlı çocuğun acısı size nasıl hafif geldiyse (olması gereken duruşu çıkarmadı), yarın ve öbür gün Mısırlı, Iraklı, Suriyeli, Ürdünlü, Türk ve İranlı çocuğun acısı da size öyle hafif gelecektir…

February 21, 12:19
Media unavailable
1
Show in Telegram

Gördüğünüz sahneler gerçeği yansıtmaz; bilakis onu güzelleştirir ve süsler. Gazze’de Ramazan yorucu, yıpratıcı, acı dolu ve son derece elem vericidir.
Buradaki değerlendirme, insanların alışveriş yaptığı görüntülere ya da naylondan kurdukları geçici mescitlerde namaz ve teravih kılma konusundaki ısrarlarına dayanmamaktadır. Zira yaralı Gazze halkının günlük hayatının ayrıntıları, onun onurunu ve huzurunu kemiren ağır bir yük hâline gelmiştir.
Allah Gazze’den razı olsun ve onu razı kılsın…
|| Tarık Şamali
Yazar
Gazze - Filistin

February 21, 11:38
Media unavailable
1
Show in Telegram

|| İşgalci İsrail ordusunda yedek tümgeneral olan Yitzhak Brik:
''Dünyanın en iyi hava kuvvetlerine ve zırhlı tümenlerine sahip olmamıza rağmen, ‘Hamas’ adlı bir örgütü iki yıl boyunca ortadan kaldırmayı başaramadık; stratejik bir aşağılanmaya tanık olduk.''

February 21, 10:49

Son Dakika
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya beldesine siyonist bir insansız hava aracı tarafından atılan bomba sonucu bir Filistinli hayatını kaybetti. Böylece bugün Cumartesi günü hayatını kaybedenlerin toplam sayısı iki şehide yükseldi.

February 20, 13:46

2026 Ramazan'ında Mescid-i Aksa'ya Erişim Kısıtlamaları ve Saldırılar – Detaylı ve Kapsamlı Özet
1️⃣
Genel Durum
2026 Ramazan ayının başlamasıyla birlikte işgalci İsrail, Batı Şeria'dan Kudüs'e ve özellikle Mescid-i Aksa'ya erişime yönelik yeni kısıtlamaları uygulamaya koydu.
Söz konusu uygulama, Kudüs Valiliği tarafından “sistematik kısıtlama” olarak tanımlandı.
2️⃣
Cuma Namazı İçin Getirilen Sayı Sınırı
Ramazan ayındaki Cuma namazlarına yalnızca 10 bin kişinin katılmasına izin verilecek.
Bu sınırlama özellikle Batı Şeria’dan gelen Filistinlileri kapsıyor.
3️⃣
Yaş Kısıtlamaları
55 yaş üstü erkekler ve 50 yaş üstü kadınlar için geçerli olacak şekilde izin düzenlemesi yapıldı.
Bu kriterlerin altında kalan yüzbinlerce Filistinli Müslüman, ibadet hakkından mahrum bırakılacak.
4️⃣
'Güvenlik Önlemleri' ve İşgalci Askerî Uygulamalar
Batı Şeria'dan gelen Filistinlilere yönelik askerî barikatlar artırıldı.
Kudüslülere yönelik gözaltı ve uzaklaştırma terör dalgası başlatıldı.
2026'nın ilk ayında Aksa'dan uzaklaştırılanların sayısı 250’yi aştı.
5️⃣
Resmî ve Kurumsal Tepkiler
Kudüs Valiliği, uygulamayı ibadet özgürlüğünün açık ihlali olarak nitelendirdi.
Söz konusu adımların, Kudüs’ün “Yahudileştirilmesi” ve Mescid-i Aksa’nın tarihî statüsüne müdahale planının parçası olduğu ifade edildi.
6️⃣
İşgalci Grupların Çağrıları
işgalci israilli gruplar, Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’ya daha fazla baskın düzenlenmesi çağrısında bulunuyor.
7️⃣
Siyasi Arka Plan
14 Ocak 2026’da işgalci israil Knesset'i güvenlik komitesi, Ramazan ayında Batı Şeria’dan Kudüs’e erişimin kısıtlanması yönünde tavsiye kararı aldı.
Bu tavsiyenin ardından kısıtlamalar uygulamaya geçirildi ve saldırılar yoğunlaştı.
8️⃣
İnsan Hakları Boyutu
Euro-Med verilerine göre, 2026 başından itibaren sistematik baskı uygulamalarında artış gözlemleniyor.
Uzaklaştırma, yaş kısıtlaması ve sayı sınırlaması gibi uygulamalar, temel ibadet hakkı ve hareket özgürlüğü açısından ciddi tartışmalara yol açmış durumda.
2026 Ramazan'ında işgalci israil tarafından getirilen erişim sınırlamaları; sayı kotası, yaş kriteri, askerî barikatlar ve uzaklaştırmalar yoluyla Mescid-i Aksa’ya ulaşımı ciddi ölçüde daraltıyor. Kudüs Valiliği ve insan hakları çevreleri bu uygulamaları ibadet özgürlüğünün büyük ihlali olarak değerlendirirken, sahadaki işgalci saldırıların Ramazan boyunca artabileceği öngörülüyor.
https://x.com/MohammedATaqiya/status/2024842931417256287

February 20, 13:41
Media unavailable
1
Show in Telegram

Gömleğinde “idam ipi” simgesi taşıyan suçlu işgalci bakan İtimar Bin Givir, bugün Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi ve işgal güçleri unsurlarına, Ramazan ayında Aksa’da sıkı kısıtlamalar uygulanması gerektiğini vurguladı.

February 20, 10:10

|》Küresel Barış Konseyi olarak adlandırılan yapının bugünkü manzarası, ancak derinleşen hatta felakete dönüşen bir krizin yansıması olarak anlaşılabilir. Bu kriz politikalardan önce ölçütler ve ilkeler krizidir; Ortaya çıkan tablo, asgari düzeyde ahlaki ve siyasi tutarlılıktan, hatta çıkar tutarlılığından dahi yoksun, absürt bir tablodur.
¤| Birincisi, ulusal ve kapsayıcı bir referansa dayanmayan Filistinli idari bir komitenin katılımı ve gerçek bir halk yetkisinin yokluğu, temsil kavramının mahiyeti hakkında temel bir sorunu gündeme getirmektedir. Filistin meselesi yönetilecek idari bir dosya değil, bir ulusal kurtuluş meselesidir. Liderlik halkın ve siyasi iradenin temsilinden koparıldığında, süreç mevcut durumu (işgal) değiştirmek yerine onu yönetmenin aracına dönüşür ve sömürgeciliğin ve vesayetin devamına şekli bir meşruiyet sağlayan bir örtü halini alır.
¤| İkincisi, en çarpıcı paradoks şudur: Gazze, Batı Şeria ve Kudüs'te soykırım ve savaş suçları işlemekle suçlanan işgalci ve soykırımcı yapı, aynı konseyde tam üye olarak yer almakta ve bazı Arap ve İslam ülkelerinin temsilcileri tarafından gülümsemeler ve sözde diplomatik nezaketle karşılanmaktadır. Bu tablo yalnızca protokol düzeyinde bir sorun değildir; uluslararası adalet ve ahlak terazisindeki derin bir bozulmayı göstermektedir. Hesap vermesi gereken bir taraf, nasıl olur da barış sürecinin şekillendirilmesinde ortak hatta ana konumuna yerleştirilebilir?
¤| Üçüncüsü, her geçen gün daha açık biçimde görülmektedir ki bu toplantının ve planın özü işgali sona erdirmek ya da adaleti tesis etmek değildir. [ yoruma bakın ] Amaç, sahneyi yeniden kurgulamaktır: Yaklaşık bir asırdır süren işgal ve sistematik yıkıma maruz kalmış bir halkın meselesini, “terörle mücadele” ya da “yeni Gazze” başlığı altında güvenlik dosyasına indirgemek. Böylece mağdur sanık konumuna itilir, saldırgan ise barışın zorunlu ortağı olarak yeniden sunulur. Bu, kavramların içini boşaltan ve onları asli ruhundan koparan pervasız bir diplomatik dille yürütülen sistematik bir siyasi aklama ve çatışmayı yeniden üretme sürecidir.
¤| Dördüncüsü, egemen Filistin devletinden, Filistin topraklarının geri kalanından ve devredilemez ulusal haklardan tamamen söz edilmemesi, önerilen yolun adil ve kapsamlı bir çözümü hedeflemediğini açıkça göstermektedir. Amaç, krizi insani ve güvenlik başlıklarına bölerek yönetmek ve nihayetinde meselenin siyasi özünü tasfiye etmek ve ortadan kaldırmaktır.
En acı paradoks ise şudur: Çok sayıda Batılı ülke boykotu tercih ederken, Arap ve İslam ülkelerinin katılım göstermesidir. Oysa Filistin meselesi onların ulusal güvenliğinin, kimliğinin, halklarının vicdanının ve uzun vadeli stratejik çıkarlarının tam merkezinde yer almaktadır. Bu çelişki, dayanışma kavramı, dostluk ve Filistin'in / Kudüs'ün / Gazze'nin bölgesel hesaplar içindeki gerçek konumu hakkında zor sorular doğurmaktadır.
Gerçek barış, suçu inkâr ederek ya da onu manipüle ederek kurulmaz; Cellat ile mağduru eşitleyerek de kurulmaz. Soykırımı basit bir güvenlik ihtilafı olarak yeniden tanımlayarak hiç kurulmaz.
Barış, işgalin çatışmanın kökü olduğunu kabul etmekle ve adaletin ertelenebilir bir ayrıntı değil, bizzat istikrarın şartı olduğunu teslim etmekle başlar.
Bu hakikatleri görmezden gelen her süreç, krizi, yıkımı ve savaş suçlularını daha yumuşak bir diplomatik ambalaj içinde yeniden üretmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır; ancak gerçeği gömmeyi başaramayacaktır.
https://t.me/MohammedATaqiya/13725

February 20, 10:10
Media unavailable
1
Show in Telegram

|》Küresel Barış Konseyi olarak adlandırılan yapının bugünkü manzarası, ancak derinleşen hatta felakete dönüşen bir krizin yansıması olarak anlaşılabilir. Bu kriz politikalardan önce ölçütler ve ilkeler krizidir; Ortaya çıkan tablo, asgari düzeyde ahlaki ve siyasi tutarlılıktan, hatta çıkar tutarlılığından dahi yoksun, absürt bir tablodur.
¤| Birincisi, ulusal ve kapsayıcı bir referansa dayanmayan Filistinli idari bir komitenin katılımı ve gerçek bir halk yetkisinin yokluğu, temsil kavramının mahiyeti hakkında temel bir sorunu gündeme getirmektedir. Filistin meselesi yönetilecek idari bir dosya değil,....++
https://x.com/MohammedATaqiya/status/2024753483669286946