
Hikemiyât
Hz. Ali bir kabristana uğradığı zaman, orada yatanlara şöyle hitâb edermiş:
"Bırakıp gittiğiniz evleri şimdi eller tuttu.
Mallarınız paylaşıldı bitti.
Karılarınızı başkaları nikâh etti.
Bunlar bizim tarafta olup bitenler. Ah! Keşke bir de sizin tarafta olup bitenleri öğrenebilseydik!
Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, onların konuşmalarına izin verilseydi, en hayırlı azık Allah korkusudur, derlerdi"
> (İbni Abdirabbih, el-İkdü'l-ferid, III, 236-237
Bir Nükte:
İsmi Mücrim olan bir bedevî, imamın hemen arkasında en öndeki safta namaza durmuş. İmâm Murselât sûresinden okumaya başlamış ve şu âyete gelmiş,
أَلَمْ نُهْلِكَ الأَوَّلِينَ
“Biz öndekileri helâk etmedik mi?”
Bu âyeti duyunca -ilk safta duranların kastedildiğini zannederek- tedirgin olan bedevî, son safa doğru geri çıkar. İmâm okumaya devam eder,
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الآخِرِينَ
“Sonra arkadakileri de onların peşine takacağız.”
Bunun üzerine bedevî ortadaki safa geçer. İmâm okumaya devam eder,
كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالمُجْرِمِين َ
“Biz mücrimlere (suçlulara) işte böyle yaparız.”
Bu âyeti duyunca bedevî hemen kendini mescidin dışına atarak:
"Öldürmek için peşine düştükleri kişi benim" diyerek hızla uzaklaşmış.
[Ebu’l-Ferec İbnu’l-Cevzî, Ahbâru’l-Hamkâ ve’l-Mugaffelîn, s.125]
لا يستر عقل الإنسان مثل لسانه، لأن العقول كالقدور والألسنة أغطية إن تحرّكت كشفت ما فيها( شيخ عبد العزيز الطريفي )
İnsanın aklını dili gibi örten bir şey yoktur.
Çünkü akıl tencere, diller de kapak misalidir.
Kapak hareket ederse içinde olan görünür.
T.me/hikemiyat
Beş şey vardır ki, kötülük ve bedbahtlık işaretidir :
1- Katı kalpli olmak.
2- Göz yaşından mahrum olmak.
3- Utanma hissini yitirmek.
4- Aşırı dünya hırsına dalmak.
5- Ölümü unutup, hep dünyaya çalışmak.
@hikemiyat
telegram kanalı
Sefih, konuştuğunda ona cevap verme.
Susmak, ona cevap vermekten daha hayırlıdır.
Şayet onunla konuşursan, onu rahatlatırsın.
Cevap vermeyip onu kederli bir halde bırakırsan, ölür.
İmam Şafiî (ra)
T.me/hikemiyat
BÜLBÜL İLE ŞAHİNİN KISSASI
(Bu Kıssa Herkese Hitap eder)
Bir gül bahçesindeki bülbül hal diliyle feryad ederek şahine sormuştur:
“Sen ve ben ikimiz de bir kuş olduğumuz halde neden senin yerin sultanın eli de benimki dikenli gül bahçesidir? Ve neden sen güzel kekliğin yürek ve böbreğini yer, her kuşu avlar, her isteğine kavuşur, sultanın yanında kadir ve kıymetin olur ve kuşların sultanı olursun da, ben ta sabahlara kadar bir gül goncasının açılmasını beklerim fakat ben uyumadıkça o açılmaz? Uyandığımda gül goncası ben görmeden açıldığı için bir türlü muradıma eremem de, dikenler içinde inleye inleye kan ağlar, yüreğime taşlar bağlarım?”
Bunun üzerine şahin şu şahane cevabı verir:
“Ben bin murad alır ve bir söylemezken sen bir murad almaz ve bin söylersen sonunda böyle muradsız kalır ve ah çekersin!”
Önce düşün sonra söyle. Akıllı olanın dili kalbinde, ahmak olanın kalbi de ağzındadır.
Kaynak: Marifetnâme, syf. 298
T.me/hikemiyat
قيمة المرأ ما يحسنه
Kişinin kıymeti değer verdiği şeyle ölçülür
T.me/hikemiyat
"Göz yaşlarını/z/ın değerli olduğunu, değerli ise en değerli göz yaşının Kimin Göz Yaşı olduğunu düşündünüz mü?
الدموع غالية، لكن الدموع الأغلى هي دموع رسول اللّٰه صلى
اللّٰه عليه وسله لقد كان صلى اللّٰه عليه وسلم أرقّ الناس، وألينَ الناس، وأرهف الناس حسَّا، وأقرب الناس عَبرةً، وهو القائل عن الدموع إنها: الرحمة التي جعلها اللّه في بني آدم
Gözyaşları değerlidir, ancak
en değerlisi Allah Rasûlü (sav) in gözyaşlarıdır. O, insanların en yufka yüreklisi, en nazik ve en hassasıydı ve en kolay ağlayanıydı. Gözyaşları hakkında (sav) şöyle buyurmuştu: "Onlar, Allah'ın Ademoğluna verdiği bir rahmettir."
@hikemiyat
Telegram Kanalı
اجتنب المحرمات كلها تجد حلاوة الإيمان.
سفيان الثوري | حلية الأولياء ٨٢/٧
Allah’ın harâm kıldığı şeylerin hepsinden uzak dur, îmânın tatlılığını bulursun.
Sufyân es-Sevrî | Hılyetu’l-Evliyâ 7/82