
Tevhid Sayfasıı |
İbnu'l Mübarek (رحمه الله) dedi ki;
"Kelam ile meşgul olan zındıklaşır."
[İbn Batta El-İbânetu's Suğra, 162/109]
Ebû Bekir es-Sıddık (radıyallahu anh) şöyle demiştir: “Allah‟ın kitabı hakkında bilmediğim bir şeyi söylersem hangi semâ beni gölgelendirir ve hangi yer beni taşır?
Yine Ebû Bekir es-Sıddık (radıyallahu anh) Şöyle demiştir:
“Sünnet Allah‟ın sapasağlam ipidir. Kim onu terk ederse ipini Allah‟tan kesmiş olur.
El-ibânetu's Suğra
✍
GÜNÜMÜZ ZINDIKLARININ HALİ
● İmam el-Berbehârî şöyle der:
"Bir adamı, kendisine eser (hadis) getirdiğin zaman onu istemeyip Kur'an'ı isterken işitirsen onun içinde zındıklık barındıran bir kimse olduğundan şüphe etme. Onun yanından kalk ve onu bırak."
• Şerhu's-Sünne: 150
قُلْ هَلْ نُنَبِّئُكُمْ بِالْاَخْسَر۪ينَ اَعْمَالًاۜ
De ki: “Size amel yönünden en fazla hüsrana uğrayanları haber verelim mi?”
(18/Kehf Suresi, 103)
اَلَّذ۪ينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَهُمْ يَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا
Onlar ki dünya hayatındaki çabaları boşa gittiği hâlde gerçekte iyi şeyler yaptıklarını sanarlar.
(18/Kehf Suresi, 104)
وَاِنْ تُطِعْ اَكْثَرَ مَنْ فِي الْاَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ
Şayet yeryüzündeki çoğunluğa uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar, sadece zanna uyarlar ve yalnızca tahminle iş yaparlar.
(6/En'âm Suresi, 116)
İmam taberi tefsiri
Bu âyet-i Kerime, yeryüzünde yaşayan insanların çoğunluğunun görüşünün hakkı temsil etmediğini, çünkü bunların birtakım hayal ve kuruntulara dayandığını, bu itibarla çoğunluğun, doğru olmayan görüşüne uyuldtığu takdirde, insanları Allah'ın yolundan saptıracaklarını bizlere Öğretmekte, azınlık tarafından benimsenmiş olsa da, gerçeğe uymak gerektiğini bildirmektedir. O halde "Çoğunluk böyle düşünüyor öyleyse bu doğrudur" mantığı geçersizdir.
وَلَا تَقُولُوا لِمَا تَصِفُ اَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هٰذَا حَلَالٌ وَهٰذَا حَرَامٌ لِتَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَۜ
Dilinizin nitelendirdiği yalanlar nedeniyle: “Şu helaldir, bu haramdır.” demeyin. (Böyle yaparsanız) yalan uydurarak Allah’a iftira etmiş olursunuz. Hiç kuşkusuz, yalan uydurarak Allah’a iftira eden kimseler iflah olmazlar.
(16/Nahl Suresi, 116)
İmam taberi tefsiri
Allah teala bu âyet-i Kerimede, insanların, kendi heva ve heveslerine göre, hiçbir delile dayanmadan, herhangi bir şeyin helal veya haram olduğunu söylemeye haklarının olmadığını, zira herhangi bir şeyin helal veya haram olduğunu beyan etmenin, ancak onları yaratan Allaha ait olduğunu, aksini iddia edenlerin ise, Allaha iftiralarda bulunarak asla kurtuluşa eremeyecekerini bildirmektedir.
مَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اَسْمَٓاءً سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ اَمَرَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
“Sizin O’nu bırakıp da ibadet ettikleriniz, ancak sizin ve babalarınızın koyduğu, Allah’ın hakkında hiçbir delil indirmediği birtakım isimlerdir. Hüküm yalnızca Allah’ındır. O, kendisinden başkasına kulluk/ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”
(12/Yûsuf Suresi, 40)
İmam taberi tefsiri
Sizin, Allahı bırakıp ta kendilerine tapmış olduğunuz heykeller, sizlerin ve atalarınızın, rabler ve ilahlar edindiğiniz bir takım âciz varlıklardır. Allah, bunların ilah diye isimlendirilmesine dair herhangi bir delil indirmemiş, fakat onları siz kendiniz uydurmuşsunuzdur.
Hüküm verme ve tasarrufta bulunma sadece Allaha aittir. Aciz varlıkların böyle bir yetkisi yoktur.
Mutlak hüküm sahibi olan Allah, ancak kendisine kulluk etmenizi emretmiştir. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler. Tevhid inancını bırakıp başka yollara saparlar.