
Müslüman Şahsiyet Akademisi
Bu akşam Hollanda- Zuid Holland- Bölgesinde yapacağımız "Aile" programında yakında olan kardeşlerimizi bekleriz.
⏰
20:00
📌
Sint Andriesstraat 53 - Rotterdam
İngiltere'de Avrupa Gençlik Derneğimizin (AGD) organizesiyle Leicester'da ailelerimizle buluşup Hz. Peygamber ve Aile konulu konferansımızı gerçekleştirdik. İngiltere'de güzel çalışmalar yapan Avrupa Gençlik Derneğimize teşekkür ederiz.
İngiltere'deki kardeşlerimizi bekleriz..
📅
Tarih: 07 Şubat 2026 / Cumartesi
📍
Mekan: City Retreat - Leicester
🎤
Program Başlangıcı: 20:00
📞
İletişim: +90 535 392 35 08
Neyi Kaybettiğini Hatırla!
Ahlâk yoksa, namaz yoksa, haram-helal hassasiyeti yoksa, kul ve kamu hakkı bilinci yoksa, ana-babaya hürmet, eşe nezaket yoksa, dili gıybet ve iftiradan, gözü haramdan, kalbi hasetten, mideyi haksız kazançtan, cebi faizden korumak yoksa, hangi partiden, cemaatten ve tarikattan olursanız olun sonuçta kaybedenlerden olacağınızı asla unutmayın!
Çünkü yaşanmayan ve yalnızca ideolojik bir mensubiyete dönüşen bir inancın ne bu dünyada ne de ahirette size hiçbir faydası olamaz…
Kalbinize vakit ayırın!
Uzun süredir namazlarınızdan tat alamıyorsanız, okuduğunuz Kur’an kalbinize etki etmiyorsa, şöyle gönülden bir dua yapamıyorsanız, dinlediğiniz sohbetler ve nasihatler kulaklarınızı aşıp da bir türlü kalbinize ulaşamıyorsa ya ruhunuzu ihmal ediyorsunuz ya da ibadetin ruhunu kaybetmişsiniz demektir.
Hasan el-Basri diyor ki: “Üç şeyde tadı kaybedene kapı kapalıdır: Zikirde, namazda ve Kur’an tilavetinde.” O halde kapıyı açmak için çabalayın! Kapıyı açacak olan samimiyettir. Önce rabbinize karşı samimi olun ki, tüm kapılar ardına kadar açılsın.
Bazı hesapları Allah’a bırakın!
Her kalp kırıklığının hesabını sormaya kalkmayın! Her iyiliğin karşılığını hemen beklemeyin! Çünkü bu dünya her kötülüğün hesabının sorulacağı ve her iyiliğin karşılığının tastamam alınacağı bir yer değildir.
Bazı hesapları Allah’a ve ahirete bırakın! İmam Şâfiî diyor ki: “Kur'an'da öyle bir ayet vardır ki zalimin kalbine saplanan bir ok, mazlumun kalbine sürülen bir merhem gibidir. İşte o ayet; "Senin Rabbin hiçbir şeyi unutacak değildir." (Meryem, 64) ayetidir.” Rahat olun! Ve bazı şeyleri Rabbimizin her hesabı soracağı ve her iyiliğin karşılığını vereceği güne erteleyin.
Allah’a teslim olarak özgürleşin!
Tüm korkularınızdan, kaygılarınızdan, endişe ve evhamlarınızdan Allah’a güvenerek kurtulun. Ecelin de rızkın da Allah’ın elinde olduğunu sakın unutmayın ve bilin ki gerçek özgürlük yalnızca âlemlerin rabbi olan Allah’a güvenmektir. Çünkü Efendimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: “İnsan kime ümit bağlamışsa ona havale edilir. Ümidini Allah'a bağlayanın işi ise yalnızca Allah'a aittir. İnsana ancak korktukları musallat edilir. Yalnızca Allah'tan korkana ise Allah hiç kimseyi musallat etmez.” (Camiussağir, 2609)
Yaptığınızı yalnızca Allah için yapın!
Bir iş Allah için yapılmışsa, boşa yapılmış bir iş yoktur, heba edilmiş bir mal yoktur, israf edilmiş bir zaman yoktur, boşa akıtılmış bir damla ter yoktur, boşa konuşulmuş tek bir kelime yoktur.
Eğer Allah için olduğuna inanıyorsan kim ne derse desin sen inandığını söyle ve inandığının peşinden git. Çünkü Efendimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: “Allah'a ibadet et ve O’na hiçbir şeyi ortak koşma. Kur'an'ın gittiği tarafa sen de git. Küçük veya büyük olsun, kimden gelirse gelsin hakka yönel. İsterse bu kişi kızdığın ve sana uzak olan biri olsun. Küçük veya büyük kimden gelirse gelsin, batılı reddet. İsterse bu kişi sevdiğin ve akraban olan biri olsun.” (Camiussağir, 1134)
O büyük güne hazırlanın!
Dünyalık koşuşturmaların, siyasi ve ekonomik tartışmaların, geçici gündemlerin size ahireti unutturmasına asla izin vermeyin. Hayırdan hiçbir şeyi küçük görmeyin. Biriktirin çünkü cennet ancak küçük küçük biriktirilir.
Bazen az bir sadaka, bazen bir iyiliği tavsiye, bazen bir garibin duası, bazen anne-babaya hürmet, bazen eşe karşı güzel bir ahlâk, hepsi cennet birikimidir. Biriktirin ve yarın için ne gönderdiğinize muhakkak bakın! Rabbimiz buyuruyor ki: "Kendiniz için önceden ne hayır gönderirseniz Allah katında onu bulacaksınız." (Bakara, 110)
Unutmayın! Her hain bakışın, göğüslerde gizlenen her sırrın, günaha meyleden her duygu kıpırtısının, kalplerde saklanan her hile, plan ve stratejinin hesabının verileceği bir güne ilerliyoruz. Çünkü bizim Rabbimiz, "Gözlerin hain bakışlarını ve kalplerin ne gizlediğini bilir" (Mümin 19).
Dr. Abdulaziz KIRANŞAL
Müslüman Şahsiyet Akademisi
https://milligazete.com.tr/neyi-kaybettigini-hatirla-1
Avrupa'da Aile Programları
📍
İngiltere- Leicester - 07.02.26 - 20:00
📍
Hollanda- Zuid Holland- 10.02.26- 19:30
📍
Almanya- Stuttgart - 11.02.26 - 19:30
📍
Belçika- Antwerpen- 12.02.26 - 20:00
📍
Almanya - Bremen - 13.02.26 - 20:00
📍
Fransa - Rhone Alpes- 14.02.26- 19:30
Bozuk para gibi insan harcıyoruz
Ticaret hayatından İslami çalışmalara, siyasetten aile hayatına kadar her alanda insana verilen kıymetin azaldığı ve adeta bozuk para gibi insan harcandığı bir zamanda imtihan oluyoruz. Kimsenin kimseye tahammülünün kalmadığı, bırakın hata yapanların affedilmesini, hata yapılmasına bile fırsat verilmeden insanların üstünün çizildiği zamanlardan geçiyoruz.
Ağzımızı açtığımızda Peygamberimizi dilimizden düşürmüyoruz ancak ne siyasette, ne ticarette ne ailede ne de İslami camiada onun insana verdiği kıymetten, ondaki sabır ve merhametinden tek bir eser bile göremiyoruz. Oysa Efendimiz (S.A.S.) bin türlü hataya, eksiğe ve yanlışa şahit olmasına rağmen etrafındaki hiç kimseyi harcamadı, kimsenin üzerini çizmedi, kimsenin hayatını zindana çevirmedi.
Bir lider ve Peygamber olmasına rağmen sıradan insanların bile tahammül edemeyeceği durumlarla karşılaştı ama hiç kimseyi kaybetmedi. Cuma günü Cuma namazında ticaret kervanının geldiğini duydular, Rasulullah’ı (S.A.S.) hutbede ayaktayken bırakıp gidenler oldu. Mescitte sadece on, on iki kişi kaldı. Ayet nazil oldu; “Onlar bir ticaret veya eğlence gördüklerinde ona yönelip seni ayakta bırakıverdiler.” (Cuma, 11) Ama o kimseyi harcamadı…
Uhud’da bu tepeyi sakın terk etmeyin dedi, tepeyi terk ettiler. Ayet nazil oldu; “…Onları affet, onlar için bağışlanma dile ve onlarla istişare et.” (Ali İmran, 159) Tebük’te sefere çıkın dedi, gelmeyenler ve ağır davrananlar oldu. Ayet nazil oldu; “Ey iman edenler, size ne oluyor ki, Allah yolunda savaşa çıkın denildiği zaman, yerinizde ağırlaşıp kaldınız?” (Tevbe, 38) Huneyn’de savaşın en çetin zamanında etrafından dağılıp gidenler oldu. Ayet nazil oldu; “Onca genişliğine rağmen yeryüzü size dar gelmiş, sonra da gerisin geri dönüp gitmiştiniz.” (Tevbe, 25) Hudeybiye’de anlaşmaya itiraz edenler oldu, kalkın kurban kesin dedi, ağır davrananlar oldu. Ama o tüm bunlara rağmen kimseyi harcamadı. Kimsenin üstünü çizmedi…
Hanımına iftira atanlar oldu. Ayet nazil oldu; “Bu büyük bir iftiradır demeniz gerekmez miydi.” (Nur, 36) Ganimet malından kadife bir kumaş kayboldu, belki o almıştır diyenler oldu. Ayet nazil oldu; “Hiçbir Peygambere, ganimet malına hıyanet etmesi yakışmaz.” (Ali İmran, 161) Ama O yine de kimseyi harcamadı…
En yakın adamlarından Hatıb bin ebi Belta Mekke’nin fetih hazırlıklarını Kureyş’e haber vermek istedi ve yakalandı. Ama Rasulullah (S.A.S.), bırakın! O bedir ashabındandır, dedi ve kılına bile dokundurtmadı.
En önemli toplantılardan Rasulullah (S.A.S.) konuşurken izinsiz kalkıp gidenler oldu. Ayet nazil oldu; “Müminler o kimselerdir ki, onunla ortak bir iş için toplanmış iken kendisinden izin almadan çekip gitmeyenlerdir.” (Nur, 62) Toplantıda kardeşleriniz için yer açın, sıklaşın dedi, gönülsüz davrananlar oldu. Ayet nazil oldu; “…Size, bulunduğunuz toplantılarda "yer açın" dendiğinde yer açın ki Allah da size genişlik versin.” (Mücadele, 11) Ama o kimseyi harcamadı…
Yeni Müslüman olmuş bedeviler geldiler evinin arkasından “Muhammed, Muhammed!” diye saygısızca bağırdılar, huzurunda tartıştılar, seslerini yükselttiler, evine izinsiz girdiler, yemek yoktu yemek pişmesini beklediler, yemek yediler, bir türlü kalkıp gitmediler. Müslüman olmalarını onun başına kalktılar. Olmayacak konularda çokça soru sordular. Göreve yolladı, yanlış haber getirenler oldu. Ona saygısızca hitap etmemeleri, evine izinsiz girmemeleri, çok oturmamaları, çokça soru sormamaları, huzurunda seslerini yükseltmemeleri ile ilgili ayetler nazil oldu. (Hucurat, 1-5,6,17, Ahzab, 53, Mücadele, 12) Ama o tüm bunlara rağmen kimseyi harcamadı.
Rasulullah (S.A.S.) bunları asla bir tarafa not etmedi. Kimseyle ilgili dosya tutmadı. Kimsenin üstünü çizmedi. Kimsenin hayatını karartmadı. Kimseyi harcamadı.
Dr. Abdulaziz KIRANŞAL
Müslüman Şahsiyet Akademisi
https://www.milligazete.com.tr/bozuk-para-gibi-insan-harciyoruz-2
Tapusu bize ait olan evlerimizin başköşesini televizyon, gündemini de dizler ve magazin programları işgal etti.
-Geniş odalar, salonlar, mutfaklar, mobilyalar arasında afiyeti, huzuru ve bereketi kaybettik.
-Daha konforlu bir hayat, daha iyi bir ev, daha iyi bir araba hayalleri kurarken İslami hedef ve ideallerimizi unuttuk.
-9. Baskı çıktı hamdolsun.