Выберите регион
и язык интерфейса
Покажем актуальные для региона
Telegram-каналы и возможности
Регион
avatar

Fıkıh Rehberi📚📖🍂

fikihrehberi
📝 İlim, amelimizin pusulasıdır. Fıkıh Rehberi, bu pusulayı doğru kullanmak isteyenler için, Kur’an ve Sünnet ışığında fıkhî meseleleri ele alıp, güvenilir bir kaynak olmayı hedefliyor..
Подписчики
1 870
24 часа
150
30 дней
Просмотры
1 123
ER
60,05%
Посты (30д)
2
Символов в посте
1 659
Инсайты от анализа ИИ по постам канала
Категория канала
Религия и духовность
Пол аудитории
Женский
Возраст аудитории
25-34
Финансовый статус аудитории
Средний
Профессии аудитории
Образование
Краткое описание
February 18, 00:01

Bu mesele fıkıhta “
ihtilâfu’l-metâli’
” (hilalin farklı yerlerde farklı zamanlarda görülmesi) meselesi olarak geçer. Âlimler bu konuda iki ana görüşe ayrılmıştır:

1️⃣
Her belde kendi hilaline göre hareket eder (Cumhurun görüşü)
Bu görüşe göre her ülke veya bölge, kendi imkânlarıyla hilali tespit eder. Başka bir ülkede görülmesi onları bağlamaz.
Delil olarak şu hadis zikredilir:
İbn Abbas (r.a), Şam’da hilal görüldüğü halde Medine’de görülmediğini ve Medine’nin kendi gördüğüne göre oruç tuttuğunu söylemiştir.
(Hadis:
Sahih Muslim
)
Bu görüş;
Imam Shafi’i
,
Imam Malik
ve
Imam Ahmad ibn Hanb
e
l
’in mezheplerinde tercih edilen görüştür.
👉
Türkiye’de Diyanet’in yerel hesap ve gözleme göre hareket etmesi bu anlayışa dayanır.

2️⃣
Hilal bir yerde görülürse bütün Müslümanlar uyar
Bu görüşe göre hilal dünyanın herhangi bir yerinde sahih şekilde görülürse tüm Müslümanlar için bağlayıcıdır.
Bu görüş özellikle
Imam Abu Hanifa
’nin mezhebinde güçlüdür (ancak Hanefîlerde de ihtilaf vardır).
Delil olarak şu hadis getirilir:
“Hilali gördüğünüzde oruç tutun…”
(Hadis:
Sahih al-Bukhari
)
Burada hitabın genel olduğu söylenir.

📌
Peki Biz Ne Yapmalıyız?
Sen Türkiye’de yaşıyorsun. Fıkıhta önemli bir kaide vardır:
“İhtilaf fitneye sebep oluyorsa, cemaatle birlikte hareket etmek evladır.”
Yani:
• Türkiye’de yaşıyorsan Türkiye’nin ilan ettiği takvime uyman daha uygundur.
• Tek başına farklı başlamak doğru değildir.
• Birlik ve düzen, ferdi tercihten önce gelir.
Özellikle sen imamlığa hazırlanan, insanlara örnek olmak isteyen bir kardeşsin. Cemaatten ayrışmak ileride daha büyük problemlere sebep olabilir.

🌙
Sonuç
🔹
Suudi Arabistan’ın görmesi seni otomatik olarak bağlamaz.
🔹
Türkiye’nin resmi ilanına uymak caizdir ve fitneden uzaktır.
🔹
Birlik, ihtilaftan daha değerlidir.

February 17, 23:53

بسم الله
Arkadaşlarımızdan oruç başlangıcı hususunda sorular geliyor… Her sene aynı mes'ele tekrar tekrar önümüze çıkıyor.. Ayrıca bu konuda, kendi ülkemizdeki müslümanlarla birlikte oruca başlamamız ve onlarla birlikte bayram etmemiz hakkında câhilce bir takım yorumlar ve asılsız yakıştırmalar yapılıyor..
Mes'elenin aslı şudur:
Nebî sallallahu aleyhi ve sellem'den: "Orucunuz birlikte oruç tuttuğunuz gündür. Bayramınız birlikte bayram yaptığınız gündür. Kurbanınız birlikte kurban kestiğiniz gündür." buyurduğu rivâyet edilmiştir. Bu hadîsten dolayı, tek başına veya bir kaç kişi olarak hilâli gören, ancak yöneticilerin şâhidliklerine i’tibâr etmediği kişilerin durumunda ihtilâf edilmiştir. Bunlar, kendi gördükleri hilâle itibâr ederek oruç tutup bayram ederler mi? Yoksa kendi beldelerindeki müslümanlara mı uyarlar?
Âlimlerin bazıları: “Bu kişi/kişiler gizlice oruca başlar ve gizlice bayram eder” demiştir.
Bazıları: “Gizlice oruca başlar ama bayram hususunda beldesindeki müslümanlara uyar” demiştir.
Bazıları da: “Ne oruç ne de bayram hususunda kendi ru'yetine itibar etmez beldesindeki müslümanlarla birlikte hareket eder. demişlerdir.
Şeyhulislam İbn Teymiyye bu üçüncü görüşün en kuvvetli görüş olduğunu söylemiştir. Bir beldede yaşayıp da hilali bizzat ve şüphesiz görenler için durum işte budur! Bazı kimseler bunun bizim hakkımızda geçerli olmayacağını, bunun hilâlin gözetlendiği takvime ve hesaba itibâr edilmeyen ülkeler için geçerli olacağını söylemişler ki bu açık seçik bir hatadır. Hadîsi ve İbn Teymiyye'nin kelâmını iyice teemmül eden kimse mes'elenin özünü kavrar.
Mes'elenin özü, müslümanların İslâm'ın bu büyük şiarlarında ayrılık içinde olmamaları ve tüm müslümanlar birlikte hareket edemiyorsa da müslümanın kendi beldesindeki müslümanlarla ihtilâf etmemesi gerektiğidir.
Bu hadîs uygulanırken o beldede hilâlin gözetlenip gözetlenmediğine değil, belde halkının müslüman olup olmamasına bakılır.. Hilâli gözetlemeyip hesaba itibâr edenler, hata edip günaha düşseler de müslümandırlar.
İslâm'ın bir şiarı üzere birleştiklerinde onlara -özellikle- açıkça muhâlefet -ve özellikle de- bayram hususunda muhâlefet câiz değildir. Halkı kâfir olan beldelere gelince, o beldede müslümanların tümünün itibar ettiği bir kurum, merci vesair yoksa en yakın İslâm ülkesine ya da Mekke'ye uyarlar.
Yukarıda söylenenler iyice anlaşıldıysa şu hususlar da açığa çıkmış olmalıdır:
1- İslâm'ın büyük şiarları olan oruca başlama ve bayram hususunda kendi beldemizdeki müslümanlara muhâlefet etmeyip onlarla birlikte başlamamız ve onlarla birlikte bayram etmemizin hilâli gözle görmeye i'tibâr edip etmemekle bir ilişkisi yoktur.
2- Yine bunun laik ve demokratik devlete münker hususlarda itaat etmeyle veya diyânet kurumuna her fetvâsında i'tibâr etmeyle bir ilgisi yoktur. Allah’a isyân olan bir hususta hiç kimseye itâat edilmez.
3- Bu mevkıfimiz, utanmaz bazı müfterîlerin dediğinin hilâfına kendimizi kâfir ve müşrikler içinde bir avuç müslüman olarak saymadığımıza delîldir.
Son olarak, bu konuda Suudi Arabistan ve benzeri başka İslâm ülkeleriyle beraber hareket eden kardeşlerimiz bilmelidirler ki, mu'teber ilim ehlinden hiç kimse bu konularda, yaşadığımız ülkenin müslümanları ittifak içindeyken orada aleni olarak muhâlefet etmeye, müslümanları ibâdetleri hakkında şek ve şüphelere itmeye, hele hele onların orucuyla ve bayramıyla alay etmeye ruhsat vermemektedirler.
En başta arz ettiğim gibi başka ülkelere uyarak içinde yaşadığı müslüman beldeye muhâlefet edecek kardeşlerimiz bunu sırrî olarak yapmalıdır, alenî olarak değil!
Yüce Allah'tan bizi râzı olup sevdiği doğruya ve hakka iletmesini, hata ve kusurlarımızı bağışlamasını dilerim.

January 03, 09:04

Ömer bin Hattâb (Radıyallahu Anh) şöyle demiştir:
Ben duâma icâbet endişesi taşımam. Ancak ben duâ edememe endişesi taşırım. Eğer ki duâ etmek ilham edilmişse, icâbette onunla beraberdir.

January 01, 21:08

Yılbaşı için İstanbul’da 60 bin polis görevlendirilmiş, neden?
Çünkü suçun ve ahlaksızlığın arttığı bir gecedir yılbaşı.
Siz hiç Kadir gecesi polis görevlendirildiğini gördünüz mü?
Göremezsiniz, çünkü Müslümanların özel günleri huzurludur…

July 02, 07:30

❗️
BÜYÜ VE SİHİR: ŞEYTANA TESLİM OLMANIN EN KORKUNÇ YOLU
❗️
Bugün bazı insanlar dertlerine çareyi duada, sabırda, tevekkülde değil;
sihirde, büyüde, muska ve cin çağırmada
arıyor. Unutma! Bu yol, seni Allah’ın rahmetinden uzaklaştırır, Şeytan’ın yoluna taş döşer.
📌
BÜYÜ YAPMAK VE YAPTIRMAK EN BÜYÜK GÜNAHLARDANDIR!
“Onlar ise, o iki meleğe (Harut ve Marut’a) hiçbir şey öğretmedikleri hâlde şöyle diyorlardı: ‘Biz ancak bir imtihan için gönderildik, sakın inkâr etme!’ Onlar ise, kocaları ile karılarının arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah’ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar veremezlerdi…”
(Bakara Suresi, 102)
Bu ayette Rabbimiz,
büyünün var olduğunu
ve insanları birbirinden ayıracak, kalpleri bozacak bir fitne olduğunu bildiriyor. Ama devamında
korkunç bir uyarı
var:
”…Onlar kendilerine zarar verecek, fayda vermeyecek şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, bunu yapan kimsenin ahirette hiçbir nasibi olmadığını biliyorlardı…”
(Bakara 102)
📍
Yani büyüye başvuran, büyü yaptıran kişi,
ahiretini satmış demektir!
🔴
Böyle bir kimsenin
ahirette hiçbir nasibi yoktur!
🔺
Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) uyarıyor:
“Yedi helâk edici günahtan sakının!”
buyurdu ve bunlardan birini şöyle saydı:
“Sihir (büyü yapma/yaptırma)”
(Buhârî 2766, Müslim 89)
🔴
Büyü, adam öldürmek kadar büyük bir haramdır!
🔴
Yapan da, yaptıran da bu günahta ortaktır.
🔴
Yaptıran kişi, Allah’tan değil
cinlerden, şeytanlardan medet
ummuştur. Bu ise
şirke kapı açar.
📍
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
“Kim bir kahine (falcıya, büyücüye) gider de söylediklerine inanırsa, Muhammed’e indirilen dine küfretmiş olur.”
(Ebû Dâvûd, Tirmizî)

Yani bir “büyücüye” gidip de onun sözüne itimat eden,
Kur’an’a iman etmeyi bırakmış gibidir.

🕳️
Büyü ve sihir, kişinin hayatını mahveder!
➡️
Kalbini karartır
➡️
Rızkını keser
➡️
Aklını bozar
➡️
Ailesini dağıtır
➡️
Dünya ve ahiretini batırır!

💥
NE YAPMALI?
✔️
Derdin varsa Allah’a yönel.
✔️
Dua et, sabret, sabah-akşam “Eûzü Besmele”, Felak-Nâs, Ayet-el Kürsî ile kendini koru.
✔️
Asla büyüye bulaşma, kimseye de yaptırtma!

❗️
Sihir, büyü, muska işleriyle uğraşan kişi hem dünyasını hem ahiretini yakar!
❗️
Büyü yaptıranlar da, onlara aracı olanlar da, yayılmasına ses etmeyenler de vebal altındadır!
⚠️
Unutma! Bugün bu bataklığa giren, yarın belki de
imanını kaybederek can verecek!
“Kim Allah’tan başkasına sığınırsa, sığındığına teslim edilir.”
(Tirmizî)

📢
Kardeşim! Bir öfke, bir kıskançlık için sakın kendini Şeytan’a satma!
🌪️
Bu yola girenler, perişan olmuş, iflah olmamış, ahiretini de berbat etmiştir!
🔒
NE BÜYÜ YAP, NE DE BÜYÜ YAPTIR!

Sadece Allah’a sığın! Çünkü dert de O’ndan, şifa da…

June 04, 19:19

Arefe Günü
Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi berekâtuh!
Kıymetli kardeşlerim,
Yarın
Zilhicce’nin 9. günü
, yani
Arefe Günü
. Rahmetin sağanak gibi yağdığı, mağfiretin kapılarının ardına kadar açıldığı mübarek bir gün… Gelin bu günü gafletle değil,
şuurla ve ibadetle
karşılayalım.
Arefe, öyle bir gündür ki, Allah Teâlâ o günde kullarını affetmek için adeta meleklerine karşı iftihar eder.
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)
buyuruyor:
“Allah Teâlâ, Arefe gününden daha çok bir günde cehennemden kul azat etmez. Allah o gün kullarına yaklaşır ve meleklerine karşı kullarıyla iftihar eder ve şöyle buyurur:
‘Bunlar ne istiyorlar ki buraya geldiler?’

📗
(Müslim, Hac 134)
🕊️
Oruç Tutmanın Fazileti
Arefe günü oruç tutmak,
bir önceki ve bir sonraki yılın günahlarına kefaret
olur. Ne büyük bir müjde!
Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)
şöyle buyurur:
“Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir yılın ve gelecek bir yılın günahlarına kefarettir.”
📘
(Müslim, Sıyâm 196)
📌
Not: Bu oruç fazileti
hacda olmayanlar
içindir. Hacı olanların o gün oruç tutması mekruhtur.
📖
Kur’an’da Arefe’ye İşaret
Allah Teâlâ, Fecr Suresi’nde:
“On geceye yemin olsun!”
(Fecr, 89/2) buyurarak, tefsir âlimlerine göre
Zilhicce’nin ilk on gününe
, yani içinde Arefe Günü’nün de bulunduğu bu mübarek vakitlere yemin etmiştir. Allah’ın yemin ettiği günün kıymeti bizce nasıl olmalı?
• Arefe günü
oruç tutalım
.

Bol bol dua edelim
; çünkü bugün dua edilen en makbul günlerden biridir.

Tövbe edelim
, geçmişe sünger çekip yeni bir sayfa açalım.

Tesbih, zikir ve istiğfarla
dilimizi süsleyelim.
📿
Kardeşlerim, böyle büyük bir gün, yılda bir kez gelir. Geri dönüp baktığımızda, “Keşke daha çok ibadet etseydim” dememek için
yarını dolu dolu geçirelim
.
Rabbim, Arefe günü edeceğimiz duaları kabul eylesin. Oruçlarımızı, gözyaşlarımızı, samimiyetimizi rızasına ulaştırsın. amin
.

May 12, 05:57

Kıymetli kardeşlerim,
Gün içinde dünya meşgalesi bizi alıp götürebiliyor… Kalbimiz daralıyor, ruhumuz yoruluyor ama çoğu zaman fark edemiyoruz. Asıl huzur ve ferahlığın zikrullahta olduğunu unutuyoruz.
“Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.”
(Ra’d Suresi, 28)
Gelin birlikte gafletten uyanalım. Rabbimizin adını dilimizden düşürmeyelim. Sabah yürürken, iş yaparken, bir şey beklerken… Her an O’nu hatırlayalım. Çünkü Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor:
“Allah’ı zikredenle zikretmeyenin misali, diriyle ölü gibidir.”
(Buhârî, Deavât 66)
Kardeşim, sen O’nu andıkça, O da seni anar. Düşünsene, seni yaratan, seni seven, sana merhamet eden Rabbin seni anıyor:
“Beni anın ki Ben de sizi anayım.”
(Bakara Suresi, 152)
Kıymetli can kardeşim, ne olur bu mesajı sadece okuma…
Bir “Sübhanallah”, bir “Elhamdülillah”, bir “Allahu Ekber” diyerek başla…
Gönlünü O’nunla meşgul et, dünya seni meşgul etmesin.
Haydi hep beraber zikre sarılalım. Çünkü Allah ile yaşayan kalp, hiçbir zaman karanlıkta kalmaz.
Rabbim bizi, her an kendisini zikreden, gafletten uzak, diri kalplerden eylesin. Âmin.

May 12, 05:56
Файлы недоступны
1
Открыть в Telegram

May 10, 13:35

Kıymetli kardeşlerim,
Son zamanlarda türbelere gidip orada dua eden, bazıları ise türbede yatan zâta yönelerek yardım isteyen insanlar görüyoruz. Bu konuda dinimizin açık hükümlerini hatırlatmak isterim.
1. Yalnız Allah’tan İstemek Gerekir
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurur:
“Ve Rabbiniz dedi ki: Bana dua edin, size cevap vereyim…”
(Mü’min, 60)
Bir başka ayette:
“De ki: Ben ancak Rabbime dua ederim ve O’na hiç kimseyi ortak koşmam.”
(Cin, 20)
Dua bir ibadettir. Ve ibadet sadece Allah’a yapılır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur:
“Dua, ibadetin ta kendisidir.”
(Tirmizî, Daavât, 1)
2. Türbede Yatana Yalvarmak, Şirktir
Eğer bir kişi türbedeki zattan bir şey istiyorsa (örneğin: “Yetiş ya filan veli!” gibi), bu açık bir şekilde
Allah’tan başkasına dua etmek
olur ve bu da büyük şirktir. Allah muhafaza etsin.
3. Türbede Dua Etmenin Fazileti Yoktur
Türbenin yanında dua etmenin faziletli olduğuna dair
hiçbir sahih delil yoktur.
Aksine, bu tür uygulamalar zamanla ibadetin şeklinin bozulmasına, hatta şirke kapı aralanmasına sebep olur.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Allah Yahudilere ve Hristiyanlara lanet etsin! Zira onlar peygamberlerinin kabirlerini mescid edindiler.”
(Buhârî, Salât, 47; Müslim, Mesâcid, 23)
Bu hadis,
kabirlerin ibadet yeri haline getirilmesini kesin olarak yasaklamaktadır.
Sonuç olarak:
• Dua sadece Allah’a yapılır.
• Türbede yatanlardan bir şey istemek şirktir.
• Türbelerin yanında dua etmenin faziletli olduğuna inanmak bid’attir ve delilsizdir.
• Kabirleri kutsallaştırmak, ümmetleri ifsada götüren bir yoldur.
Hakkı tavsiye ederim; yanlış yola düşmeyelim, düşenleri de güzel dille uyaralım.
Allah bizleri tevhide sımsıkı sarılan kullarından eylesin. Âmin.

May 10, 13:35
Файлы недоступны
1
Открыть в Telegram